FİKRİ HAK İHLALLERİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU

Fikri mülkiyete dayalı ürünlerin üretildiği endüstrilerin ekonomik,sosyal ve kültürel gelişmeye ivme kazandırması bakımından Sürdürülebilir Kalkınma için önemi aşikardır. Eğitim, kültür sağlık, gıda, tarım,ulaşım, çevre gibi sektörlerde üretilen ve yaşamın her alanında kullanılan bu ürünler bireyler açısından yaşam kalitesini yükselten, hayatı kolaylaştıran, duygu ve düşünce dünyalarını aydınlatan vazgeçilmez nitelikteki ürünler olmasına rağmen bu ürünlerin üreticilerinin haklarının korunması hususunda toplumda yeterli düzeyde özen ve hassasiyet gösterilmemektedir.

Bu bağlamda fikri hak ihlallerini veya telif hakları ihlallerini genel olarak uluslararası sözleşmeler ve ulusal yasalarla hak sahiplerine tanınan münhasır nitelikteki haklara ilişkin hükümlere aykırı olarak ve hak sahiplerinin veya yetkili kıldıkları kişi veya kuruluşların izni olmaksızın eser ve yapımların çeşitli yöntem ve araçlarla çoğaltılması, yayılması , temsil edilmesi ve topluma iletilmesi ve bu suretle de suç teşkil eden fiillerin işlenmesi olarak tanımlamak mümkündür. Dünya Ticaret Örgütünün koordine ettiği TRIPS -Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Haklarının Korunmasına ilişkin Anlaşma- korsan ürünü “doğrudan veya dolaylı olarak bir nesneden yapılan ve kopya niteliğini haiz her tür ürün, eğer üretimin yapıldığı ülkedeki hak sahibi veya onun yetkili kıldığı kişinin izni olmaksızın üretilmiş ve bu faaliyet, ayrıca ithalatın yapıldığı ülke hukukunda0 bir telif hakkı veya bağlantılı hak ihlali oluşturmakta olan ürün ” olarak tanımlamaktadır.

Yaygın olarak korsanlık deyimiyle ifade edilen organize nitelikli yasadışı faaliyetler üretenlerin ve bu alanlara yatırım yapan yatırımcıların maddi kayıplarına yol açması nedeniyle emeğin gasp edilmesine ve ilgili sektörlerdeki yatırımların azalmasın sebebiyet vermektedir.Kayıtdışılığın artmasına ve vergi kayıplarına yol açan bu faaliyetlerlen elde edilen haksız kazançlar yasadışı faaliyetlerin finansmanında kullanılmaktadır. Uluslararası ilişkiler bakımından da sözkonusu faaliyetler ülke itibarının zedelenmesine hatta ticari yaptırımlara neden olabilmektedir.

Toplumsal gelişmede yadsınamaz öneme sahip fikri çabalar karşılığında oluşturulan özgün üretimlerin maddi karşılıkların alınabilmesi ve üretenlerinin itibar ve saygınlıklarının devam ettirilmesi bakımından hakların etkin ve yeterli düzeyde korunabilmesi için yasal koruma tedbirlerinin yanısıra bu alanda farkındalık yaratılmasına ve toplumsal algının dönüştürülmesine yönelik yoğun bir çaba harcanması gerekli görülmektedir. Telif hakları ihlallerinin önlenmesi amacıyla farkındalığın arttırılmasına yönelik yapılacak çalışmalarda fikri mülkiyete tabi endüstri üretimlerinde kişisel yeteneklerin, bir başka ifadeyle bireysel farklılıkların ürüne yansıtılması bakımından bu endüstrilerin kültürel çeşitliliğe ,farklılıklara saygı göstermeye böylelikle hoşgörü ve toplumsal uzlaşmaya olan katkısı ile hak sahiplerine tanınan belirli koruma süresinin ardından kamuya malolacak bu üretimlerin gelecek kuşakların için insanlığın ortak mirasını oluşturacağı hususu da önemle vurgulanmalıdır.

YASAL ÇERÇEVE

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler telif hakları ihlallerinin fiziki kopyalara ilişkin ihlallerin yanı sıra dijital ortam bağlamında ele alınmasını da gerekli kılmaktadır..İnternet kullanımının yaygınlaşması ihlalleri sınırları aşan karmaşık ve teknik bir boyuta taşımaktadır. Bilgi ve iletişim ağlarıyla eser ve yapımların sanal ortamda sınırları aşan şekilde kullanılması ve iletilmesi hakların korumanın talep edildiği ülkede korunması, ülkesellik ilkesi, eserlerin aleniyet kazandığı menşe ülke gibi kriterler bağlamında fikri haklardan sınırötesi yararlanılması bakımından ulusal mevzuat hükümleri ile uluslararası sözleşmelerin ilgili hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini ve bu alandaki uygulamaların uyumlaştırılmasını zorunlu hale getirmektedir.

Bu kapsamda telif hakları ihlallerine ilişkin uluslararası sözleşmeler ve AB Direktifinin ilgili hükümlerinden bahsedilmesinde yarar görülmektedir. Telif Hakları Sözleşmesinin (WCT) hakların uygulanmasına ilişkin hükümler başlıklı 14. Maddesi

Diğer taraftan, Bilgi Toplumunda Telif Hakları ve Bağlantılı Hakların Belirli Yönlerinin Uyumlaştırılması hakkında 22 Mays 2001 tarihli AVRUPA PARLAMENTOSU VE KONSEY DİREKTİFİ’nin

Yaptırımlar ve Hukuki Yollar başlıkı 8.maddesi

Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere Telif hakları alanındaki uluslararası sözleşmelere taraf ülkeler telif ve bağlantılı hak sahiplerinin uluslararası sözleşmelerle tanınan haklarının korunması amacıyla ihlallerin etkin ve caydırıcı yöntemlerle önlenmesine yönelik yaptırmları mevzuatlarında düzenlemek zorundadır.

Ulusal mevzuat

FSEK kapsamında münhasır haklara ilişkin tahditler ve istisnalar Amme intizamı mülahazasıyla, Genel menfaat mülahazasıyla, Hususi menfaat mülahazasıyla , Kopya ve Teşhir üst başlıklarıyla belirlenmiştir. Bu fiillerle sınırlı olmak kaydıyla eserlerden yararlanmak serbesttir.Ancak FSEK kapsamında yer alan tahditler ve istisnalara ilişkin hükümler genel olarak uluslararası sözleşmelere uyumlu olmakla birlikte uygulamada üç adım testi ilkesinin gözetilmediği özel durumlarda uygulanması gereken istisnaların yaygınlaştırıldığı ve hak sahiplerinin meşru menfaatlerinin ihlal edildiği görülmektedir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanununda eser ve bağlantılı hak sahiplerinin manevi ve mali haklarının ihlal edilmesi halinde hukuk ya da ceza davası açılabilmesi hususları ayrıntılı olarak düzenlenmektedir Ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler ve AB müktesebatında belirtilen öngörülen korumanın herhangi bir şekilde ihlaline karşı ihlalleri önleyecek ve gelecekte olabilecek ihlallerde caydırıcılık sağlayacak özgün tedbirler içeren etkin eylemlere imkan veren uygulama prosedürlerinin kendi kanunlarında bulunması bulunmasını sağlayacaklardır hükmüyle paralelik arzeden yaptırımlar (hapis ve para cezası, ihtiyati tedbirler,el koyma,imha, tazminat) FSEK’te Hukuk ve Ceza Davalarıyla ilgili hükümlerde düzenlemektedir.

Hukuk Davaları

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun

ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Ceza davaları

FSEK 71.manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz  teşkil eden ceza davası açılabilecek suçlar belirlenmektedir. 72. Maddede ise Koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik hazırlık hareketlerine ilişkin düzenleme yapılmıştır

               

1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz teşkil eden suçların belirlendiği 71. Madde

Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek:

Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde,  üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur

Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.’hükmünü amirdir.

        

Ayrıca 72. Madde ‘Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. hükmünü amirdir. Bu hükümle Koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik hazırlık hareketlerine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Davalara ilişkin Usul

-FSEK uyarınca açılacak davalar davalının ikametgâhı veya haksız fiilin meydana geldiği yerde açılır. FSEK 66. madde gereğince ayrıca tecavüzün önlenmesi davaları davacının ikametgâhının olduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

-FSEK kapsamında açılacak davaların ayni zamanda haksız fiil teşkil etmesi sebebiyle bu davalar Borçlar Kanunu 60. madde hükmü uyarınca bir ve on yıllık zamanaşımı sürelerine tabidir.Suç teşkil eden mali haklara tecavüz haline ilişkin davalar ceza zamanaşımı süresine tabidir.

- Ceza davasına ilişkin usul : FSEK kapsamında haklarının ihlal edildiğini iddia eden hak sahipleri veya yetkilendirdikleri ve üyesi oldukları meslek birliği tecavüzün gerçekleştiği veya sonuçlarının meydana geldiği yerin savcılığına başvururlar. Cumhuriyet savcısı hak sahiplerince yapılan ceza davasına konu şikâyet üzerine İhlal iddiasına ilişkin yeterli delilin olması halinde suç konusu eşya ile ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre el koyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar.

Ayrıca gerekli gördüğü takdirde yasal olmayan çoğaltım olduğu iddia edilen çoğaltımlara ilişkin faaliyetin durdurulmasına karar verebilir ve bu kararı yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar. Yirmidört saat içinde Hâkim tarafından onaylanmaması halinde sözkonusu karar hükümsüz olur       

TELİFHAKLARI İHLALLERİNİN ÖNLENMESİ VE KORSANLIKLA MÜCADELE AMACIYLA ÜLKEMİZDE UYGULANAN SİSTEMLER (bandrol uygulaması,kayıt-tescil ve sertifika sistemi )

Bandrole ilişkin suçlar

Bandrol. sökülmesi halinde parçalanan ve yapıştırıldığı malzemenin özelliğini kaybettiren nitelikte güvenlik şeridi içeren holografik özellikli bir etiketdir. Sinema ve müzik eserleri ile süreli olmayan yayınlara yapıştırılması zorunlu olan diğer eserlerde de hak sahiplerinin talebine bağlı olarak kullanılan Bandrol ve FSEK kapsamında kurulan bandrol sistemi ile hak sahiplerinin mali haklarından olan çoğaltma ve yayma haklarının takip edilmesi, eserlerin yasadışı çoğaltımların önlenmesi ve fiziki korsanlıkla mücadele etkinlik sağlanması amaçlanmaktadır. Bandrole ilişkin denetimler hak sahiplerini temsil eden meslek birliklerinin dahil edildiği Mülki idare amirleri tarafından oluşturulan İl Denetim Komisyonlarınca gerçekleştirilmektedir.

FSEK 81. Maddesi ile bandrol yükümlülüğüne aykırılık arzeden ve suç teşkil eden fiiller belirlenmektedir.FSEK 81. Madde uyarınca

Kayıt-Tescil Sistemi ve Sertifikalandırma Sistemi:

5846 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcıları sinema ve müzik eseri içeren yapımların kayıt-tescilini yaptırmak zorundadırlar.Ayrıca eser sahiplerinin talebi üzerine diğer eserlerin de kayıt-tescilinin yapılması . mümkündür. Hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanmasında karine teşkil eden bu sistemle veri tabanı oluşturularak yargı süreçlerine katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Diğer taraftan 5846 sayılı Kanun’un 44. Maddesi uyarınca eserleri taşıyıcı materyallere tespit ederek çoğaltımını yapan dolum tesisleri,matbaalar ve yayınevleri,sinema filmlerinin gösterimini yapan salonlar ve benzeri yerler,fikir ve sanat eserlerinin dijital iletim de dahil her türlü usul ve teknikle satış, dağıtım, ithalat ve pazarlamasını yapan veya bunları kiraya veren yerlerin Bakanlıkça sertifikalandırılması hükme bağlanmıştır. Korsanlıkla mücadelede etkinlik sağlanmasını amaçlayan bu uygulama ile yasal olmayan faaliyetlerin gerçekleştiği yerlerin tespit edilmesi mümkün olmaktadır. Ayrıca Sertifika alma yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında idari para cezası cezası uygulanmaktadır.

Yazıyı word dosyası olarak indirmek için lütfen tıklayınız.